Farklı yüksekliklerdeki beyaz, solid kütlelerden oluşan bu yapıda, mahremiyetin ön planda tutulduğu alanlarda pencere açıklıkları sınırlandırılmıştır. Doğayla güçlü bir bağ kurulması gereken mekanlarda ise geniş ve şeffaf yüzeyler tercih edilmiştir. Prizmatik kütleleri birbirine bağlayan koridorlar, iç mekanın doğal ışık almasını sağlamak amacıyla şeffaf prizmalar şeklinde tasarlanmıştır. Şeffaf elemanlarla zenginleştirilen cephe tasarımı, iç ve dış mekan arasında güçlü bir bağ kurmaktadır.
Yapının merkezinde yer alan kütle; zemin katında giriş ve karşılama alanlarını, birinci katta poliklinikleri, ikinci katta ise yönetim birimlerini barındırmaktadır. Hidroterapi ve fizyoterapi birimleri, giriş kütlesinin sağ ve sol kanatlarında konumlandırılmıştır. Bodrum katında ise; teknik mahaller, sığınak ve otopark alanı yer almaktadır. Kullanıcı dostu bir tasarım anlayışıyla, birbiriyle ilişkili fonksiyonlar bir arada toplanmış ve engelli bireylerin tüm birimlere kolay erişimi sağlanmıştır.
Fizyoterapi birimleri, geniş cam cepheleri sayesinde dış mekanla güçlü bir ilişki kurmakta ve gerektiğinde pilates/yoga gibi tedavilerin açık havada yapılmasına olanak tanımaktadır.
Hidroterapi bölümü ise mahremiyetin ön planda tutulduğu bir yaklaşımla, arazi topografyasının yükselmeye başladığı alana yerleştirilmiştir. Terapi havuzu, iki kat yüksekliğinde tasarlanmış olup, mahremiyetin korunması amacıyla çatı pencereleri ile aydınlatılmıştır.